Salavat ne demek, çeşitleri hangileri, fazileti nedir? Beş salavat metni — Arapçası, okunuşu, anlamı ve en önemlisi hangisinin hadiste geçtiği, hangisinin sonraki dönem metni olduğu.
Salavat, Hz. Peygamber'e (sav) rahmet ve selâm dilemekdemektir. Kur'an'da bu, doğrudan bir emirdir; ve hadislerde hem karşılığı hem de nasıl getirileceği açıkça öğretilmiştir. Ancak zamanla, kaynağı hadis olmayan salavat metinleri de yaygınlaştı. Bu yazı ikisini birbirine karıştırmadan veriyor.
Ahzâb sûresi, 56. âyet:إِنَّ ٱللَّهَ وَمَلَٰٓئِكَتَهُۥ يُصَلُّونَ عَلَى ٱلنَّبِىِّ ۚ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ صَلُّوا۟ عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا۟ تَسْلِيمًا — innellâhe vemelâiketehû yüsallûne alennebiyy. yâ eyyühellezîne âmenû sallû aleyhi vesellimû teslîmâ — “Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamberi överler: Ey inananlar! Siz de onu övün, ona salat ve selam getirin.”
01
Temel
Salavat ne demek, dayanağı nedir?
“Salât” kelimesi kimden geldiğine göre anlam değiştirir: Allah'tan gelirse rahmet, meleklerden gelirse istiğfar, insandan gelirse dua demektir. Dolayısıyla salavat getiren kişi, Peygamber'e dua etmiş olur.
Emrin kaynağı yukarıdaki âyettir. Hz. Peygamber'in (sav) adı anıldığında salavat getirmek Hanefî mezhebinde ömürde en az bir kez vâcip, her anıldığında ise müstehap sayılır. Namazın son oturuşundaki Salli-Bârik ise sünnettir — metinleri namazda okunan dualar yazısında.
02
Sahih
Hadiste geçen salavatlar
Bu üç metnin dayanağı doğrudan hadistir. Aralarında en makbul olanı Salât-ı İbrâhimiyye'dir; çünkü sahâbe “Sana nasıl salât getireceğiz?” diye sorduğunda Hz. Peygamber (sav) cevaben tam olarak bu metni öğretmiştir.
1. Kısa salavat
صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
Okunuşu:Sallallâhu aleyhi ve sellem.
Anlamı: Allah'ın salât ve selâmı onun üzerine olsun.
Kaynak: Ahzâb sûresi 56. âyetteki emrin en kısa yerine getirilme biçimidir. Hz. Peygamber'in (sav) adı anıldığında söylenmesi bütün mezheplerce en azından müstehap sayılır.
Ne zaman okunur: Peygamber Efendimiz'in adı her geçtiğinde. Yazıda "(sav)" kısaltmasıyla gösterilir.
Okunuşu:Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîm, inneke hamîdün mecîd.
Anlamı: Allah'ım! Muhammed'e ve Muhammed'in âline rahmet eyle; İbrâhim'e ve İbrâhim'in âline rahmet eylediğin gibi. Şüphesiz Sen övülmeye lâyıksın, şân ve şeref sahibisin.
Kaynak: Sahâbe "Sana nasıl salât getireceğiz?" diye sorduğunda Hz. Peygamber'in (sav) bizzat öğrettiği metindir (Buhârî, Enbiyâ 10; Müslim, Salât 65-66). Salavâtın en sahih ve en makbul biçimi kabul edilir.
Ne zaman okunur: Namazın son oturuşunda, Ettehiyyâtü'den sonra okunur; ardından Allâhümme Bârik gelir. Namaz dışında da okunabilir.
03
Kaynak notu
Sonraki dönemde yaygınlaşan metinler
Aşağıdaki iki metin halk arasında çok bilinir; ancak Buhârî, Müslim ve diğer temel kaynaklarda Hz. Peygamber'e ait bir rivayet olarak geçmez. Anlamlarında dinen sakıncalı bir taraf yoktur, dua niyetiyle okunabilirler. Sakıncalı olan, belirli sayıda okuyana belirli sonuçlar vaat eden ve bunu hadis diye anlatan aktarımlardır.
Okunuşu:Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin salâten tüncînâ bihâ min cemîi'l-ehvâli ve'l-âfât, ve takdî lenâ bihâ cemîa'l-hâcât, ve tutahhirunâ bihâ min cemîi's-seyyiât, ve terfeunâ bihâ indeke a'le'd-derecât, ve tübelliğunâ bihâ aksa'l-ğâyât min cemîi'l-hayrâti fi'l-hayâti ve ba'de'l-memât.
Anlamı: Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e öyle bir rahmet eyle ki, onunla bizi bütün korku ve âfetlerden kurtar; bütün ihtiyaçlarımızı gider; bizi bütün kötülüklerden temizle; katında en yüce derecelere yükselt; hayatta ve ölümden sonra bütün hayırların en son noktasına ulaştır.
Kaynak: Bu metin Buhârî, Müslim ve diğer temel hadis kaynaklarında merfû bir rivayet olarak geçmez; sonraki dönemlerde telif edilip yaygınlaşmış bir dua metnidir. Anlamında dinen sakıncalı bir taraf bulunmadığı için okunmasında bir mahzur görülmemiş, ancak Hz. Peygamber'e (sav) nispet edilerek "şu kadar okuyana şu olur" biçiminde anlatılması doğru değildir.
Ne zaman okunur: Sıkıntı ve endişe anlarında dua niyetiyle okunur. Yaygın uygulamada belirli sayılarla okunması âdettir; bu sayıların hadiste bir dayanağı yoktur.
Okunuşu:Allâhümme salli salâten kâmileten ve sellim selâmen tâmmen alâ seyyidinâ Muhammedini'llezî tenhallü bihi'l-ukad, ve tenfericu bihi'l-küreb.
Anlamı: Allah'ım! Kendisiyle düğümlerin çözüldüğü, sıkıntıların dağıldığı Efendimiz Muhammed'e eksiksiz bir rahmet ve tam bir selâm ile salât eyle.
Kaynak: Temel hadis kaynaklarında yer almaz; Kuzey Afrika kaynaklı, sonraki dönemde yaygınlaşmış bir salavat metnidir. Belirli sayılarda okunmasına bağlanan fazilet iddialarının hadis dayanağı yoktur.
Ne zaman okunur: Sıkıntının dağılması niyetiyle okunur. Dua olarak okunmasında sakınca görülmemiş, fakat sünnet diye nitelenmesi doğru bulunmamıştır.
Ölçü basittir: metnin kendisi dua, ona eklenen sayı ve vaatler ise rivayet iddiasıdır. Birincisi serbest, ikincisi kaynak ister.
04
Fazilet
Salavâtın fazileti
Bir salavata on rahmet
“Kim bana bir salavat getirirse, Allah ona on rahmet ihsan eder” (Müslim, Salât 70).
Duanın kabulüne vesile
Duaya hamd ve salavatla başlamak sünnettir; bunu yapmayan biri için Hz. Peygamber (sav) “Acele etti” buyurmuştur (Tirmizî, Deavât 64).
Cimrilikten uzaklaşmak
“Cimri, yanında adım anıldığı hâlde bana salavat getirmeyendir” (Tirmizî, Deavât 100).
Şartsız kabul edilen zikir
Salavat, abdest ve vakit şartı olmadan her hâlde okunabilir; yürürken, çalışırken, beklerken. Bu yüzden günlük hayata en kolay yerleşen zikirdir.
05
Pratik
Cuma günü ve salavat
“Cuma günü bana çokça salavat getirin” buyurulmuştur (Ebû Dâvûd, Salât 201; Nesâî, Cum'a 5). Dikkat edilecek nokta: hadiste bir sayı verilmemiştir; “çokça” ifadesi süreklilik bildirir.
Sayıya değil sürekliliğe odaklan. Gün boyunca aralıklarla getirilen salavat, tek oturuşta çekilen yüksek sayıdan daha kalıcıdır.
Kısa metni kullan. Gün içinde tekrar için “Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed” yeterlidir; uzun metinler oturarak okunacak vakitlere kalsın.
Cuma gününün icabet saatiyle birleştir. Duanın kabule yakın olduğu bildirilen o saati salavatla açmak, hem sünnete hem duanın âdâbına uygundur.
Ezanı duyunca ekle. Ezandan sonra salavat getirip ezan duasını okumak sünnettir; günde beş sabit hatırlatıcı demektir.
Salavat, "salât" kelimesinin çoğuludur ve Hz. Peygamber'e (sav) rahmet ve selâm dilemek anlamına gelir. Allah'tan geldiğinde rahmet, meleklerden geldiğinde istiğfar, insandan geldiğinde ise dua anlamı taşır. Dayanağı Ahzâb sûresinin 56. âyetidir.
Salavat getirmek farz mı sünnet mi?
Hz. Peygamber'in (sav) adı anıldığında salavat getirmek Hanefî mezhebinde ömürde en az bir kez vâcip, her anıldığında ise müstehap kabul edilir. Namazın son oturuşunda okunan Salli-Bârik ise sünnettir; unutulması namazı bozmaz ve sehiv secdesi gerektirmez.
En makbul salavat hangisidir?
Salât-ı İbrâhimiyye, yani namazda okunan "Allâhümme salli alâ Muhammedin…" ve "Allâhümme bârik alâ Muhammedin…" duasıdır. Sebebi açıktır: sahâbe "Sana nasıl salât getirelim?" diye sorduğunda Hz. Peygamber (sav) bu metni bizzat öğretmiştir (Buhârî, Enbiyâ 10; Müslim, Salât 65).
Salât-ı Münciye ve Tefrîciye'nin hadis kaynağı var mı?
Bu iki metin temel hadis kaynaklarında Hz. Peygamber'e (sav) ait bir rivayet olarak geçmez; sonraki dönemlerde telif edilip yaygınlaşmış dua metinleridir. Anlamlarında dinen sakıncalı bir taraf bulunmadığı için dua niyetiyle okunmalarında mahzur görülmemiştir. Ancak belirli sayıda okuyana belirli sonuçlar vaat eden anlatımların hadis dayanağı yoktur.
Cuma günü kaç salavat getirilmeli?
Belirlenmiş bir sayı yoktur. Hadiste "Cuma günü bana çokça salavat getirin" buyurulmuştur (Ebû Dâvûd, Salât 201; Nesâî, Cum'a 5). "Çokça" ifadesi sayı değil süreklilik bildirir; gün boyunca aralıklarla getirilen salavat, tek seferde çekilen yüksek sayıdan daha uygundur.
Salavat getirmenin fazileti nedir?
"Kim bana bir salavat getirirse, Allah ona on rahmet ihsan eder" (Müslim, Salât 70). Ayrıca duaya salavatla başlamak duanın kabulüne vesile sayılır: hamd ve salavatla başlamayan bir duayı Hz. Peygamber (sav) "acele etti" diye nitelemiştir (Tirmizî, Deavât 64).
Salavat abdestsiz getirilebilir mi?
Getirilebilir. Salavat bir zikirdir; abdest şartı yoktur. Yürürken, çalışırken, yolda ve her hâlde okunabilir. Abdestli olmak ise her zikirde olduğu gibi daha faziletlidir.
Salavat sesli mi sessiz mi okunur?
İkisi de olur. Zikir esasen sessiz yapılır; ancak Hz. Peygamber'in adı bir mecliste anıldığında sesli salavat getirmek yaygın ve güzel bir uygulamadır. Başkalarını rahatsız etmeyecek şekilde olması esastır.