Leyl suresi Arapça, okunuş ve meal
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
bismillâhirrahmânirrahîm
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
وَٱلَّيْلِ إِذَا يَغْشَىٰ
velleyli izâ yagşâ
Örttüğü zaman geceye,
Kararıp ortalığı bürüdüğü zaman geceye and olsun.
وَٱلنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّىٰ
vennehâri izâ tecellâ
Açıldığı zaman gündüze,
Açılıp aydınlattığı zaman gündüze and olsun.
وَمَا خَلَقَ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰٓ
vemâ halekazzekera velünsâ
Erkeği ve dişiyi yaratana and olsun ki,
Erkeği ve dişiyi yaratana and olsun ki:
إِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتَّىٰ
inne sayeküm leşettâ
Gerçekten sizin işiniz başka başkadır.
Doğrusu sizin çalışmalarınız çeşitlidir.
فَأَمَّا مَنْ أَعْطَىٰ وَٱتَّقَىٰ
feemmâ men atâ vettekâ
Bundan böyle her kim malını hayır için verir ve korunursa,
Elinde bulunandan verenin, Allah'a karşı gelmekten sakınanın, en güzel söz olan Allah'ın birliğini doğrulayanın işlerini kolaylaştırırız.
وَصَدَّقَ بِٱلْحُسْنَىٰ
vesaddeka bilhusnâ
Ve en güzel olanı doğrularsa,
Elinde bulunandan verenin, Allah'a karşı gelmekten sakınanın, en güzel söz olan Allah'ın birliğini doğrulayanın işlerini kolaylaştırırız.
فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلْيُسْرَىٰ
fesenüyessiruhû lilyüsrâ
Biz onu en kolay yola muvaffak kılacağız.
Elinde bulunandan verenin, Allah'a karşı gelmekten sakınanın, en güzel söz olan Allah'ın birliğini doğrulayanın işlerini kolaylaştırırız.
وَأَمَّا مَنۢ بَخِلَ وَٱسْتَغْنَىٰ
veemmâ mem behile vestagnâ
Kim de cimrilik eder ve kendini hiçbir şeye ihtiyacı kalmamış görür.
Ama, cimrilik eden, kendini Allah'tan müstağni sayan, en güzel sözü yalanlayan kimsenin güçlüğe uğramasını kolaylaştırırız.
وَكَذَّبَ بِٱلْحُسْنَىٰ
vekezzebe bilhusnâ
Ve en güzeli de yalanlarsa,
Ama, cimrilik eden, kendini Allah'tan müstağni sayan, en güzel sözü yalanlayan kimsenin güçlüğe uğramasını kolaylaştırırız.
فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلْعُسْرَىٰ
fesenüyessiruhû lilusrâ
Onu da en zor yola hazırlarız.
Ama, cimrilik eden, kendini Allah'tan müstağni sayan, en güzel sözü yalanlayan kimsenin güçlüğe uğramasını kolaylaştırırız.
وَمَا يُغْنِى عَنْهُ مَالُهُۥٓ إِذَا تَرَدَّىٰٓ
vemâ yugnî anhü mâlühû izâ teraddâ
Çukura yuvarlandığı zaman malı onu kurtaramayacak.
O kimse ölüp ateşe yuvarlandığı zaman, malı ona fayda vermez.
إِنَّ عَلَيْنَا لَلْهُدَىٰ
inne aleynâ lelhüdâ
Doğru yolu göstermek muhakkak bize aittir.
Bize düşen sadece doğru yolu göstermektir.
وَإِنَّ لَنَا لَلْءَاخِرَةَ وَٱلْأُولَىٰ
veinne lenâ lelâhirate velûlâ
Kuşkusuz ahiret de dünya da bizimdir.
Şüphesiz ahiret de, dünya da Bizimdir.
فَأَنذَرْتُكُمْ نَارًۭا تَلَظَّىٰ
feenzertüküm nâran telezzâ
Ben sizi köpürdükçe köpüren bir ateşe karşı uyardım.
Sizi alevler saçan ateşle uyardım;
لَا يَصْلَىٰهَآ إِلَّا ٱلْأَشْقَى
lâ yaslâhâ illeleşkâ
Ona ancak en azgın olan girer.
Oraya, yalanlayıp yüz çevirmiş olan o en azgından başkası yaslanmaz.
ٱلَّذِى كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ
ellezî kezzebe vetevellâ
Öyle azgın ki, yalanlamış ve sırtını dönmüştür.
Oraya, yalanlayıp yüz çevirmiş olan o en azgından başkası yaslanmaz.
وَسَيُجَنَّبُهَا ٱلْأَتْقَى
veseyücennebüheletkâ
En çok korunan ise ondan uzaklaştırılacaktır.
Arınmak için malını veren, en çok sakınan kimse ise ondan uzak tutulur.
ٱلَّذِى يُؤْتِى مَالَهُۥ يَتَزَكَّىٰ
ellezî yütî mâlehû yetezekkâ
O ki, Allah yolunda malını verir, temizlenir.
Arınmak için malını veren, en çok sakınan kimse ise ondan uzak tutulur.
وَمَا لِأَحَدٍ عِندَهُۥ مِن نِّعْمَةٍۢ تُجْزَىٰٓ
vemâ liehadin indehû min nimetin tüczâ
Onun yanında, başka bir kimse için karşılığı verilecek hiçbir nimet yoktur.
O yaptığı iyiliği birinden karşılık görmek için değil, ancak yüce Rabbinin hoşnudluğunu (rızasını) gözeterek yapmıştır.
إِلَّا ٱبْتِغَآءَ وَجْهِ رَبِّهِ ٱلْأَعْلَىٰ
illebtigâe vechi rabbihilalâ
O ancak yüce Rabbinin rızasını aramak için verir.
O yaptığı iyiliği birinden karşılık görmek için değil, ancak yüce Rabbinin hoşnudluğunu (rızasını) gözeterek yapmıştır.
وَلَسَوْفَ يَرْضَىٰ
velesevfe yerdâ
Elbette yakında kendisi de hoşnut olacaktır.
Elbette kendisi de hoşnut (razı) olacaktır.
Arapça metin Osmanî hattadır. Meal seçenekleri: Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili (varsayılan) ve Diyanet İşleri Başkanlığı meali. Latin harfli okunuş yalnızca yardımcı niteliktedir; Kur'an'ı aslından okumanın yerini tutmaz. Tilavet: Mishary Rashid Alafasy.